Önce Yahudileri götürdüler, sesimi çıkarmadım,
arkasından aydınları götürdüler, sesimi çıkarmadım
sonra "muhalefeti" götürdüler, sesimi çıkarmadım
peşinden Çingeneleri götürdüler, sesimi çıkarmadım,
peş peşe demokratları, sosyalistleri, liberalleri götürdüler…. sesimi çıkarmadım,
En sonunda beni götürmeye geldiklerinde ses çıkartacak kimse kalmamıştı…
muhalif pratiklere uzanan bir yelpazeye yayılmakta. Avrupa ve Türkiye'den kuramcı, sanatçı, mimar ve yorumcular imkânlarla dolu bir alanı araştıracak ve kentselin karmaşık ve yüklü arazisinde küratörlük yapma ve sanat üretme kavramları üzerine geniş bir tartışma ortamı yaratacak. Konferans, kültürün festivalleştirilmesi, özel girişimciler ve kentsel planlamacılar tarafından sanatın ve kültürün araçsallaştırılması, sanat, siyaset ve ekonomi arasındaki sıcak ilişki gibi küresel eğilimlerin yanı sıra hem sanat kurumları hem de sanatsal pratikler açısından "işlev" ve "başarı"nın ne olduğu konusuna da değinecek.
Sunum ve panellerde gündeme gelecek konular arasında aşağıdakiler yer alıyor:
- Kentsel alanda sanatsal ve küratöryel pratiklerin eylem alanını hangi imkânlar ve kısıtlamalar belirliyor?
- Hangi araçsallaştırma ve çıkar (siyasi, ekonomik) biçimleri ve daha geniş kentsel gündemler bu pratikleri etkiliyor?
- Şehir pazarlama, markalaştırma, organizasyon kültürü ve festivalleştirme gibi eğilimler Bienal yapma pratiğini nasıl etkiliyor?
- Sanatçılar ve küratörler bu çıkarları nasıl manipüle edebilir, araçsallaştırabilir veya bunlara nasıl karşı çıkabilir?
- Sanatçı ve küratörlerin "kültürel balon"dan kaçmaya kalkışması ne tür ortak eylem biçimleri ortaya çıkarabilir? (tedbir alma sorusu)
- Sanatçıların, küratörlerin ve kültürel kurumların "kentsel aktör" olarak sorumlulukları nelerdir?